Renk seçin:


Paddle Boarding (Su Yogası) Nedir? – Nasıl Yapılır?

Paddle Boarding (Su Yogası) Nedir? – Nasıl Yapılır?

Ayakta durduğun geniş ve hafif bir sörf board benzeri yüzey üzerinde kürek çekerek yapılan bir spor. İlk olarak 1960’larda Hawaii’nin kumsallarında ortaya çıktığı halde Amerika’da bir akım haline gelerek dünyaya duyurulması son 10 yılda olmuş.  Şu anda dünyada en hızlı büyüyen ve popülerleşen sporlardan biri sayılan SUP, minimum ekipman ile tüm dünyada dalganın olmadığı her türlü deniz, okyanus ve gölde yapılabiliyor. Bu kadar popüler olmasındaki neden ise tüm bedeniniz için müthiş bir egzersiz olanağı sağlaması ve çok hızlı öğrenilebilmesi. Özellikle outdoor sporlarından hoşlananlar ile kayak, snowboard, kitesurf, ve windsurf gibi benzer çalışmalara yatkın olanlar tarafından çok seviliyor. Fit bir beden, güçlü kollar, bacaklar, kalça ve çok etkili karın kasları yaratarak kombine bir kardiyo ve idman sunan SUP’a yogayı da ekleyince çok farklı bir boyut kazanıyor.

Suyun durgun olduğu her ortamda SUP ve SUP Yoga yapabilirsiniz. Benim ilk deneyimim Portekiz Cascais’te bulunan SurfnPaddle Club’ta oldu.

SUP öğrenmek oldukça kolay, özellikle sörf yapanların ders bile almasına gerek yok, ancak bilmeyenler için SUP Yoga’dan önce SUP eğitimi alınmasında fayda var. Sörf ile yıllardır severek ilgilendiğimden hem boarda hem de yoga vesilesiyle denge ve güç kontrolüne çok aşina olduğumdan  öğrenmem 15-20 dakikamı aldı. Kumsalda yapılan kısa bir kürek tutma eğitiminden sonra denizde pratik yapmaya başladım.
Önce dizlerinizin üzerinde durarak başlayıp hakimiyet kazandığınızı hissettiğiniz anda ayağa kalkarak devam ediyorsunuz. Pozisyonda aynı sörf gibi karın kaslarını iyi kullanmak denge ve doğru postür açısından çok önemli. Kalçanın ve sırt bölgesinin de aynı şekilde postüre uygun kontrollü hizalanması gerekiyor. Sonraki günlerde aldığım eğitimlerle anladım ki SUP yoga için basit ama gerekli bazı noktalar var, bir nevi olmazsa olmaz gibi . Bir kere gireceğiniz denize göre bir deniz kıyafeti seçmenizde fayda var. Okyanus inanılmaz dondurucu olduğu için mini bir wetsuit ile başladım. Neyse ki hiçbir zaman düşmedim, çünkü sonra serinlemek için gireyim diye düşündüğümde hiç denizde kalamadım bile. Oysa berraklığı ve pırıl pırıl parlayan rengiyle çok davetkardı.
Sonraki çalışmalarımda Alaçatı Çark Plajının çok daha uygun sularında wet suite hiç gerek kalmadı ama her iki durumda da güneş altında çalıştığınızdan şapka ve güneş gözlüğü iyi fikir. Ancak adho mukha svanasana (aşağıya bakan köpek poziyonu) gibi pozisyonlarda sıkıntı yaratabiliyorlar. Boarda çıkmadan önce mutlaka güneş koruyucu kullanarak deriyi korumakta fayda var, hatta elzem bence. Cascais’te Mayıs ayının güneşine kanıp biraz da renklenme sevdasıyla biraz haşlandım desem yalan olmaz.

SUP Yoga dersi alabilmek için yüzme bilmenin en önemli şart olduğunu da unutmadan ders içeriğinden de bahsedeyim. Derslerde katılımcı ve eğitmen arasında iletişim çok önemli, bu nedenle derslere ortalamada en yüksek 5 kişi alınıyor. Denize inmeden biraz kumsalda ısınmak da bedeni hazırlamak için iyi oluyor. Sonra biraz kürekle“paddleboarding” yapıp sakin bir yere gidilebilir, kürekler board üzerine uzunlamasına çapraz olarak yerleştirilerek  çok zorlayıcı olmayan bir güneşe selam stiliyle başlanabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ